Müverrihûn Mikâil Bayram

Tarihte Zamanlama Sorunu Yahut Mevlana ile Nasreddin Hoca

 
Sayı : 50

Aralık 2011

Bu yazı ;
659 defa Okunmuştur. Yazıcı için

Tarihte Zamanlama Sorunu Yahut Mevlana ile Nasreddin Hoca
Yrd. Doç. Dr. Muammer ULUTÜRK

Tarihte yaşanan herhangi bir vakıanındoğruluğu yer, zaman, konu ve şahısların birbiriyle örtüşmesiy- le anlaşılabilir. Her olay,bir zincirin halkaları gibi birbirine bu dört hususla bağlıdır. Bunlar bir araya gelmiş olmakla kendilerinden öncekinin sonucu, kendilerinden sonrakinin de sebebi olurlar.
Mevlana ile Nasreddin Hoca arasında birtakım nahoş hadiselerin vuku bulduğuna dair ileri sürülen görüşlerin muhtevasından çok, konuyla ilgili tarihsel kişiler ve kronolojik tespitle ilgilenmenin bizi doğru olana yaklaştıracağı kanaatindeyiz. Belgelere dayan- mayan çetrefilli konuların tartışmaya açık olması son derece doğaldır ve probleme bilimsel açıdan yakla- şılması da en isabetli yoldur.Bu yazıyla amacımız, iki şahsiyetin hayatlarıyla ilgili bazı hususların mukaye- sesinden yola çıkarak kapı aralamaya çalışmak olacaktır.
Hoca'nın yaşadığı dönemde Anadolu'da “Nas- reddin” yahut “Nasıruddin” ismi çok yaygındı. Buna, menkıbelerin asıl Nasreddin Hoca'nın tarihi kişiliğini örtmesi gibi başka sebepler eklenince Hoca, zaman zaman başka Nasreddinler'le karıştırılmıştır. Gerçek- ten de o dönemde çok sayıda bu ve benzer ismi taşıyan kişi bulunmaktadır: 
1-NâsıruddinBerkiyaruk. İzzettin Kılıçaslan'ın oğludur.
2-NâsuriddinNasrullah b. Kuh Arslan. II.Keyka- vus'un 1261'de Baybars'a gönderdiği elçidir.
3-Nâsuriddin Oğulmuş. Baybars'ın 1261'de II. Keykavus'a yardım için gönderdiği silahtardır.
4-NâsıruddinAbdulcebbar. II. Gıyasettin zama- nında takva sahibi olarak bilinen bir ediptir.
5-Nâsuriddin Ali. Sultan Alâeddin döneminde çâşni-girdir.
6-Nâsuriddin Osman: Malatya'da Seyfeddin Sungur mahallesinde imamlık, Larende'de kadılık yapmıştır.
7-Nâsuriddin Nusret İnanç. Konya'da “Divan-ul-Hakem”lik yapmıştır.
8-Nâsuriddin Çelebi. Meşhur bir zengindir.
9-Sahip Ata'nın vezirlerinden Yavlak Arslan Oğlu Nasuriddin, Hindistan'da Delhi hükümdarı Nasurid- dinMahmud, Hülagu'nun vezirlerinden Hoca Nasu- riddinTûsî de Hoca'ya isim benzerliği taşıyan kimse- lerden bazılardır.
10-İsmail Hami Danişmend de bu tür iddialar- dan birinin sahibidir: Bir yazısında “Son yıllarda Hoca'nın; uç beyi iken Kastamonu'da siyasi hakimi- yet kuran Çobanoğlularından Yavlak Aslan'ın oğlu Nasır-üd-din Mahmut olduğu iddia edilmiştir.” demektedir.
11-Yine günümüzde Mikail Bayram'ın da böyle bir tezi vardır. Ona göre Nasreddin Hoca, Ahi Evren'le aynı kişidir. Ahi Evren'in lakabı da Nasiruddin'dir. Yazar, tezini güçlendirmek için de iki Nasreddin'in hayat hikâyeleri, bazı latife ve hikâyeleri arasında benzerlik olduğu gerçeğinden yola çıkmaktadır.
12-Azerbaycan'da da Nasreddin Hoca adına yapılmış bir türbe vardır. Yani Azeriler de bir anlamda böyle bir iddianın sahibidirler.[1] Nasreddin Hoca'nın Karamanoğlu Beyliği'nin Konya'yı almasından sonra Moğolların açtığı yoldan muhtemelen bir Orta Asya gezisi yaptığı[2] görüşü araştırılmaya muhtaç olmakla birlikte Türkistanlı yahut Azerilerin Hoca'ya sahip- lenmeleri bu yönüyle ilgi uyandırmaktadır.
Bunların dışında, Hoca'nın tarihsel bir kişi oldu- ğuna kanaat getirmemize yarayacak menkıbelerde adı geçen kimi şahsiyetlerle ilişkileri konusundaki uzak tarih aralığı, bir başka tespit problemini de beraberinde getirmektedir. Mesela tarihsel bilgilere göre Hoca'yla Timur arasında yaklaşık 120 yıllık bir zaman aralığı vardır. Timur'un Anadolu'ya gelip Yıldırım Bayezid'le Ankara Savaşını (1402) yapması, Hoca'nın vefat ettiği düşünülen tarihten yaklaşık 120 yıl sonra gerçekleşmiştir. Öte yandan, daha sonra yapılan araştırmalar bu fıkraların Hoca'ya değil meşhur İskendernâme Şairi Ahmedi mahlaslı Tacettin İbrahim b. Hızır Beye ait olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu zat, Amasyalı'dır. Yıldırım Beyazıt şehzadelerinden Emir Süleyman adına bu eserini yazmıştır. Bir ara Timur'un da yanında bulunmuş- tur.[3] Benzer şekilde Evliya Çelebi, Seyahatname- sinde Hoca'nın, Yıldırım Han'ın vefatından sonra Çelebi Sultan Mehmed zamanında vefat ettiğini yazar.[4]
Mevlana'nın Nasreddin Hoca'yı öldürttüğü yönündeki iddia hakkında (Hoca'yı tarihsel bir şahsiyet kabul ettiğimizde) vefat tarihleri arasında da farklılık görülmektedir. Buna göre Hoca, M. 1284'te Akşehir'de 76 yaşında iken vefat eder. Mevlana'nın vefat tarihi ise 17 Aralık 1273'tür. Mevlana, Hoca'dan önce vefat ettiğine göre onu yönlendirme ile öldürtmüş olması, ihtimal dahilin- den çıkacaktır.
Mevlana'nın ahilerle arasının siyaseten bozuk olduğu hususunda yaygın bir görüş olmakla birlikte, iddiayı istisna ancak önemli kılacak bir örnek de Hüsameddin Çelebi ile yakın dostluğudur. Tebrizli Şems'in yokluğunda okuma yazması olmayan ancak erdemli bir şahsiyet olarak zikredilen kuyumcu Selahattin Zerkub'un ölümünden sonra, yerini Hüsamettin Çelebi alır. Selahaddin, Konya yöresi ahilerinin reisidir. Bu sebeple, Hüsamettin Ahi Türk oğlu diye anılırdı. Varlıklı bir kişiydi ve Mevlânâ'ya mürit olduktan sonra bütün servetini onun müritleri için harcamış dostlukları da Mevlânâ'nın ölümüne kadar on yıl sürmüştür. 
Nasreddin Hoca'nın 1261 yılında Ahilerin başında olduğuna ve Moğol yanlısı Selçuklu yönetimine karşı isyan başlattığına vurgu yapan görüşün Hoca'nın Saltukname'den itibaren menkıbe lerine yansımamış olması bir başka düşündürücü husustur.
Ahi Evren doğum tarihi kesin olmamakla birlikte 1171 yılında İran'ın Hoy kasabasında dünyaya gelmiştir. Şeriyye sicilleri, Mecmua-ı Maarif, Saltuk- name, arkeolojik buluntular, yerli ve yabancı ilim adamlarının çalışmaları ile araştırmacıların çoğuna göre, 13. Yüzyıl başlarında H. 605 M. 1208 yılında Eskişehir'in Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu köyünde doğduğu düşünülen Nasreddin Hoca'nın aslında Ahi Evren olduğunu öne sürmek doğum yerlerinin tespiti bakımından bir başka problemi beraberinde getirmektedir.
Mevlana gibi, yaşadığı tarihi delillerle sabit tarihsel bir kişilikle, tarihsel kişiliği kesinlik kazanma- yan bir şahsiyetin mücadelesini söz konusu etmek için kesin bilgilere ihtiyaç mevzubahistir.
Dipnotlar
[1] Aktaran Ahmet Baydar, Bilge Hoca, Yedi İklim dergisi, (Eylül-Ekim 2001), İstanbul 2001s. s. 168
[2] Şaban Abak, Bir Alperen Olarak Nasreddin Hoca, a.d., s. 13
[3] İbrahim Hakkı Konyalı, Nasreddin Hoca, a.d, s. 169
[4] Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Yeni Şafak Yayınları, İstanbul, 2006, s. 229