Müverrihûn Mikâil Bayram

Konya’nın Ahi Babası

 
“Konya’nın Ahi Babası” Mikail Bayram
Prof. Dr. Mikail Bayram, 70. doğum yılında, Aydınlar Ocağı tarafından “Konya’nın Ahi Babası” seçilerek Ahilik kültürüne yaptığı hizmetlerinden dolayı teşekkür plaketiyle ödüllendirildi.
10/28/2010 / 

 

Selçuklu tarihi uzmanlarından Prof. Dr. Mikail Bayram, 70. doğum yılında “Konya’nın Ahi Babası” seçilerek Ahilik kültürüne yaptığı hizmetlerinden dolayı teşekkür plaketiyle ödüllendirildi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde “Ahi Evran-ı Veli ve Ahilik Kültürü” konulu sohbete geçmeden önce; altında Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü’nün imzası bulunan ve üzerinde “Ahilerin serveri Ahi Evran-ı Veli’nin temsilcisi ‘Konya’nın Ahi Babası’ Prof. Dr. Mikail Bayram Hocamıza 70’inci doğum yılında Ahilik kültürüne hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, sağlık ve huzur dilerim” yazısının yer aldığı teşekkür plaketini Tarihçi-Yazar Prof. Dr. Mikail Bayram’a, Konya Oğuz Beyi Mehmet Şendal tarafından takdim edildi.

Sille Kültür Evi’nde gerçekleştirilen sohbette “Ahi Evran-ı Veli ve Mücadelesi” üzerinde duran Prof. Dr. Mikail Bayram, kendisine hediye edilen Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda yazdığı ilk Türkçe sözlük olan Dîvân-ı Lügâti’t-Türk’ün orijinal baskısını da aldıktan sonra Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü’ye; “Çok teşekkür ederim. Aydınlar Ocağı’nın bu âlicenaplığını hiç unutmayacağım” dedi.

Ahi Evren’in asıl adının “Şeyh Nasıreddin Mahmut el Hoyi” olduğunu ve 1171’de Azerbaycan’ın Hoy kasabasında doğduğunu ifade eden Prof. Dr. Bayram, Evhadüddin Kirmanî’nin kızı ve “Kadın Ana ve Fatma Bacı” olarak bilinen Fatma Hatun ile evlenen Ahi Evren’i, 1991 yılında yayımlanan “Ahi Evren ve Ahi Teşkilâtının Kuruluşu” adlı kitabından da esinlenerek anlattı. Ahi Evren ile Şeyh Sadreddin Konevî arasında karşılıklı olarak 30 mektuplaşmanın bulunduğunu belirten Prof. Bayram, Fütüvvet (Kahramanlık Ülküsü) Teşkilâtı’nda fütüvveti yaymak için Müberrir ve Mübeşirlerin görevli olduğunu söyledi. Ahi Evren’in Ahilik Teşkilâtı’nı, Fütüvvet Teşkilâtı’ndan esinlenerek Kayseri’de kurduğunu ve dericilerin piri olması dolayısıyla Sanayi Çarşısında; Bacılar (kadınlar) için ayrılan bölümde dokunan kilim ve halılar ile deri mamulü sanayi ürünlerinin dışarıya ihraç edildiğini kaydeden Prof. Dr. Bayram, 1227’de Sultan 1. Alâeddin Keykubad’ın arzusuyla Konya’ya yerleştiğini ve kısa bir dönem Selçuklu Vezirliği yaptığını, bu dönemde Şems-i Tebrizî’nin öldürülmesi üzerine Ahiler ile Mevlevîler arasında da huzursuzluğun baş gösterdiğini dile getirdi.

 

BAYRAM HOCA’DAN İNANILMAZ İDDİA

Prof. Dr. Mikail Bayram, Ahi Evren’in Akşehir’de türbesi bulunan Nasreddin Hoca ile aynı kişi olduğu iddasını ortaya atarak bu konuyla ilgili iddiasını şu sözlerle sürdürdü: “Ahi Evren, Akşehir’deki Nasreddin Hoca ile aynı kişidir. Akşehir’de çok miktarda ahi mezar taşları var. Ahi Evren, Kırşehir’deki türbede metfun değil. Akşehir’deki Nasreddin Hoca’nın türbesi, Ahi Evren’in türbesidir.”

Aydınlar Ocağı, Kırşehirliler’in de bulunduğu sohbetten sonra davetlilere Ahiaşı ikramında bulundu. Prof. Dr. Mikail Bayram da Ahi Duası yaptı.
http://www.haberfark.net/detay.asp?id=6971