Kitapları

   
 


 

 

Ana Sayfa

Hayatı

Bilimsel Çalışmları

=> Kitapları

=> Makaleleri

Tarihçiliği ve Tarih Anlayışı

Tarihe Katkıları

Konferanslar

Hakkında Yazılanlar

kaynakca

Hakkında

İletişim

Sayaç

İndir

AHİ EVRAN VE AHİLİK

 


     
 

PROF. DR. MİİL BAYRAM'IN ESERLERİ

I. KİTAPLARI

1. Te'lif Kitapları

1.1. Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı Rûm ( Anadolu Bacıları Teşkilâtı)[1]

Mikâil Bayram bu çalışmasında, Anadolu Selçukluları zamanında Türkmen kadınların mensup oldukları bacı teşkilatının kuruluşu, yapısı ve faaliyetleri bu teşkilatın kurucusu ve bilinen ilk lideri Fatma Bacı'nın gerçek şahsiyeti, hayatı ile ilgili geniş bilgilere yer vermiştir.

Eser ilk olarak "Bâcıyân-ı Rûm" adıyla 1987'de Damla Matbaacılık tarafından yayınlanmıştır. Konu üzerindeki çalışmalarını sürdüren Mikâil Bayram, özellikle Fatma Bacı ile ilgili yeni tespitlerde bulunmuştur. Eserin ilk baskısının tükenmesi neticesinde bu yeni tespitlerini de dâhil ettiği kitabının " Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı Rûm" adı ile 1994 yılında ikinci, 2008 yılında üçüncü baskısı yapılmıştır. Bu eser Farsça'ya tercüme edilmiştir.[2]

Üçüncü baskısını incelediğimiz eser 100 sayfadır. Giriş kısmı dışında üç bölümden oluşmaktadır.

Giriş kısmında Anadolu'da önemi haiz Ahiliğin kadınlar kolu olarak gördüğü Bâcıyân-ı Rûm teşkilatının da tıpkı Ahilik gibi devrin Türkmenlere cephe alan siyasî yapısı ve Moğol baskısı neticesi dağıtıldığını belirtmektedir. Böylece Bacı Teşkilatının yapısı ve mahiyetine dair bilgilere ulaşmanın güç olduğuna işaret etmektedir.

Mikâil Bayram, özellikle Şeyh Evhaduddin Kirmanî Menakıbnâmesi Ahi Evren'in eserleri ve Bektaşi menkıbelerinden hareketle bu kadınlar teşkilatı ile ilgili önemli bilgiler elde etmiş, tespitlerde bulunmuştur. Fuat Köprülü'nün bu teşkilatla ilgili sathi tespitlerinin üzerine ilaveler katmıştır[3].

Çalışmanın birinci bölümü "Bacı Teşkilatının Bilinen İlk Lideri" başlığı altında Fatma Bacı'nın Ahi Evren'in eşi olduğu ve hayatının tespit edildiği konuları içermektedir.

İkinci bölümde "Bâcıyân-ı Rûm Teşkilatının kuruluşu" başlığı ile Ahi ve Bacı Teşkilatının nasıl kurulduğu, Bacı teşkilatının kurulmasını gerekli kılan sosyal ve ticari ortam, niçin Kayseri'de kurulduğu ve devrin siyasî olaylarında bu iki teşkilatın durumu ile ilgili bilgilere yer verilmiştir.

Üçüncü bölümde "Bacıların Faaliyetleri" başlığı ile Sanat ve mesleğe intisab, örgücülük ve dokumacılık, bacıların askeri faaliyetleri, misafir ağırlama, teşkilatın dinî- tasavvufî faaliyetlerine dair bilgiler bulunmaktadır.

Mikâil Bayram:"Çalışmamın esas hedefi Bacı teşkilatının mahiyetini aydınlatmak olacaktır"[4] dediği kitabının son kısmına üç levha eklemiştir.

Bu kitap Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı Rûm teşkilatı ile ilgili ilk müstakil eser olması hasebiyle ayrıca bir önem taşımaktadır.

1.2. Ahi Evren ve Ahi Teşkilatı'nın Kuruluşu[5]

Bu çalışmada Ahi Evren'in hayatı ve gerçek kişiliği, yaşadığı dönemin fikrî ve siyasî olayları, Ahi Teşkilatı'nın kuruluşu ve mahiyeti hakkında geniş bilgiler verilmiştir.

Mikâil Bayram bu çalışması ile Ahilik ve Ahi Evren ile ilgili yazmış olduğu makalelerindeki görüş ve tespitlerini daha ayrıntılı ve toplu olarak sunmuştur.

121 sayfalık kitap giriş kısmı dışında beş bölümden oluşmuştur.

Uzun giriş kısmında kelime olarak Ahilik üzerinde durulmuş; Türkiye Batı ve İslam Dünyasında Ahilik üzerine yapılan çalışmalara dair bilgilere yer verilmiştir.

Birinci bölümde Ahiliğin ortaya çıkışında önemi haiz fütüvvet anlayışı, bu anlayışın tarihçesi ve Anadolu'da fütüvvet hakkında bilgi verilmiştir.

İkinci bölümde "Ahi Evren'in Gerçek Şahsiyeti ve Eserlerinin Tespiti" başlığında, Ahi Evren hakkında bilinen kaynaklara yer verilmiş ve bu kaynakların tenkidi yapılmış, netice olarak da bu kaynaklarda Ahi, Evren ile ilgili bilgilerin yetersizliği ortaya konmuştur. Yine bu bölümde Mikâil Bayram, Anadolu Selçukluları zamanında Anadolu'da te'lif edilen eserlerde Ahi Evren'in izini sürdüğünden bahsetmiş, devrin siyasî olayları ile Ahi Evren ilişkisini ortaya çıkarmış, bazı yazar ve tarihçilerinin eserlerinde isim belirtmeden Ahi Evren'den bahsettiklerini de tespit etmiştir.[6]

Mikâil Bayram, el yazması eserler üzerinde yaptığı çalışmalar neticesi Ahî Evren'e ait olduğunu tespit ettiği yirmiye yakın eseri ve içeriklerini kitabın bu bölümünde yazmıştır. Bu itibarla bu kitap, Ahi Evren'in kendi eserlerine dayanan ilk çalışma özelliği taşımaktadır.

Mikaîl Bayram'ın Ahî Evren'e ait olduğunu tespit ettiği ve bu kitapta yer verdiği eserler şunlardır:

*Metâli'ül-İmân: İlahiyata dairdir.

*Tabsiratü'l-mübtedi ve tezkiretü'l müntehi: Ahi Evren'in en tanınmış eseridir. Tasavvuf felsefesine ait bir çalışmadır. Eserin kısa adı Tabsıra'dır.

*Menâhic-i Seyfî: Şii mezhebi ilmihalidir.

*Letâif-i Gıyâsiye: Dört cilt halindedir ilk cildi felsefe, 2. cildi ahlak ve siyaset, 3. cildi fıkıh, son cildi dua ve ibadet hakkındadır.

*Letâif-i Hikmet: Sultan II. İzzeddin Keykavus'a sunulmuştur. Siyasetname türünde bir eserdir.

*Âğâz u Encam: Vasiyetname türünde bir eserdir. Ahi Evren'in son eseridir.

*Mürşidü'l-Kifâye: I. Alâeddin Keykubat'a sunulmuştur. Ruhun bekasına dair bilgiler içeriri.

*Tuhfetü'ş-şekür: Ahi Evren, Sadru'ddin Konevî'ye yazdığı mektupta bu eserden bahsetmektedir. Eser kayıptır.

*Ulum-i Hakikî: Ahi Evren. Letâif- i Hikmet'te bu eserden bahsetmektedir. Eser kayıptır.

*İlmü't-teşrih: Tıbba dairdir

*Yezdan-şinâht: Felsefe üzerinedir.

*Müsâri'ü'l-müsari: Reddiye türünde bir eserdir. (Şehristani'ye karşı yazılmıştır)

*Medh-i fakr u zemmi-i dunya: Sühreverdi el-Maktul'ün vasiyyesinin tercümesidir.

*Tercüme-i el-Elvâhu'l- imâdiyye: Sühreverdi el-Maktul'den tercümedir.

*  Tercüme-i en- Nefsü'n- natıka: İbni Sina'dan tercümedir.

*  Tercüme-i Kitâbü'l- hamsin fi usuli'd-din: Fahrü'd-din Raz.'den tercümedir.

*  Tercüme-i et-Teveccühü'l- etemm nahva'l- hakk: Konevi'den tercümedir

*  Tercüme-i Miftâhu'l- gayb: Konevi'den tercümedir.

Kitabın üçüncü bölümünde Ahi Evren'in soyu, hayatı, Ahi Evren ve çevresi ile Mevlana ve çevresi arasındaki ihtilafın sebep ve mahiyeti üzerinde durulmuştur.

Dördüncü bölüm; Ahi Evren'in öldürülmesi hadisesi üzerindedir. Burada ölümüne sebep veren olaylar, öldürülüş şekli, ölüm tarihinin tespiti, ölümünden sonra Ahiliğin durumu hakkında detaylı bilgiler yer almaktadır.

Beşinci bölümde Ahi Teşkilatının kurulması konu edilmiştir. Bu teşkilatın Anadolu'da kurulmasını sağlayan amiller, Ahi Teşkilatının kurucusu olarak Ahi Evren'in vasıfları incelenmiş, Ahi Evren'in teşkilatçı yapısının kaynakları üzerinde durulmuş ve Ahiliğin şehirlerden köylere yayılması açıklanmıştır.

Sonuç, levhalar ve geniş bir bibliyografya ile kitap son bulmuştur.

1.3. Şeyh Evhadü'd-Din Hâmid el- Kirmanî ve Evhadiye Tarikatı[7]

Bu çalışmada Anadolu Selçuklu dönemi mutasavvıflarından Hâmid el Kirmani ve Evhadilik hareketi hakkında bilgiler yer almaktadır.

Çalışma Mikâil Bayram'ın tercüme ve neşrini yaptığı "Menakıb-ı Şeyh Evhadü'd- din-i Kirmânî" adlı eserin mukaddimesi niteliğindedir.

Eser 100 sayfa olarak bu adla ilk kez 1993 yılında basılmıştır. 1999'da "Şeyh Evhadü-Din Hâmid el- Kirmanî ve Evhadiye Hareketi" adıyla ikinci baskısı yapılmıştır. Farsça tercümesi yapılan eser İran'da da yayınlanmıştır.[8]

Bu çalışma, Evhadiyye Hareketi olarak adlandırılan tarikat üzerine yazılan ilk kitap özelliği taşımaktadır.

Kitap önsöz ve giriş kısmı dışında dört bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümEvhadü'd-din Hâmid El Kirmani'nin biyografisini içeren bölümdür. Burada adı, soyu, gençliği ve tahsil devresi, bir mürşid edinme, Evhadü'-din'in seyahatları, vefatıi çocukları başlıkları ile Evhadüddin Kirmanî'nin hayatı anlatılmıştır.

İkinci bölüm Evhadiyye Tarikati ile ilgili bilgileri içermektedir. Burada tarikat silsilesi, tarikatın esasları ve fikrî yapısı, Evhadüddin Kirmanî ve Türkmenler, tarikatta usul ve erkân konuları yer almaktadır.

Üçüncü bölüm Şeyh Evhadü'-din'in halife ve bağlılarının yer aldığı bölümdür. Bu bölümde halife ve bağlıları ile ilgili bilgiler verilmektedir. Özellikle damadı Ahi Evren ve kızı ile ilgili detaylı bilgilere yer verilmiştir.

Dördüncü ve son bölümde Evhadü'd-din Kirmanî'nin eserleri yer almaktadır. Bu eserler:

Fevaid (Rubaiyyat) Misbâhu'l Ervah

Menakıb-ı Şeyh Evhadü'd-din Kirmânî

Diğer Şiirleri olarak başlıklandırılmış ve detaylandırılmıştır.

48

1.4. Fil Olayı'nın Mahiyeti (Fil Suresinin Yeni Bir Yorumu)

Bu çalışmada Kur'an-ı Kerim'in 105. suresi olan Fil Sûresi'nin içeriği ve nasıl anlaşılması gerektiği üzerinde durulmuştur.

Mikâil Bayram Fil Olayı ile ilgili tespitlerini ilk olarak 1994 yılında I. Kur'ân Sempozyumuna tebliğ olarak sunmuştur. Bu sempozyuma sunulan tebliğ ve konuşmalar da 1995 yılında yayınlanmıştır.[9] Bu bildiride yer alan tebliğe yeni tespitler eklenerek bu kitap hazırlanmıştır. Kitabın ikinci baskısı da yapılmıştır.

Kitap iki bölüm ve 1. Kur'an Sempozyumunun yer aldığı bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümde Fil Olayı'nın geliş tarzının klasik İslam kaynaklarında ve Fil Suresinde nasıl anlatıldığının üzerinde durmuştur. Fil Olayı ve Fil Ashabının başına gelenler hakkında açıklamalarda bulunmuştur. Fil Suresinin yeni bir yorumu başlığı ile surenin , "Rabbin Fil Ashabına neler yaptı görmedin mi? Onların plânlarını saptırmadı mı?

Onların üstüne sürüler halinde kuşlar gönderdi. Bu kuşlar onları lavdan taşların üzerine saçtı ve onları yenmiş ekin gibi yaptı" olarak meal edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

İkinci Bölümde Fil Ashâbının volkanik patlama sonucu helak olduğuna dair görüşünü delillendirdiği haber ve bilgileri sunmuştur. Konu ile ilgili bazı bilimsel ve tarihi açıklamalara bu bölümde yer vermiştir..

Mikâil Bayram Fil Olayı'nın "irhas" türünden bir hadise olduğunu düşünmekte ve bu olayın Allah'ın, Hicaz bölgesini korumak için Eblehe ordusunu volkanik patlama neticesinde helak etmesi olarak açıklamaktadır. Bu görüşünü sonuç kısmında tekrar belirtmiştir.

1. Kur'an Sempozyumu kısmında oturum başkanı Prof. Dr. Süleyman Ateş'in konuşması, katılımcılar tarafından yöneltilen sorular ve Mikâil Bayram'ın verdiği yanıtlar ile Hikmet Zeyveli'nin konuşmasından oluşmaktadır. Bu kısım kitabın da son bölümüdür.

1.5. Tarihin Işığında Nasreddin Hoca ve Ahi Evren[10]

Eser, Bayrak matbaası tarafından 99 sayfa olarak hazırlanmıştır. Giriş kısmı dışında üç bölümden oluşmaktadır.

Mikâil Bayram, kitabın uzun giriş bölümünde doktora çalışması nedeni ile el yazması eserler ihtiva eden kütüphaneleri incelediği; bu incelemeleri esnasında Ahi Evren'e ait olan yirmiye yakın eser tespit ettiğini açıklamıştır. Bu eserler sayesinde Ahi Evren'in tarihi kişiliğini inceleme imkânı bulduğunu belirterek, tarihçilerin de arşiv belgelerini ve el yazması eserleri inceleyerek Anadolu Selçuklu devrinin çeşitli meselelerine açıklık getirecek çalışmalar yürütmeleri tavsiyesinde bulunmuştur. Kendisine A. Yaşar Ocak tarafından yöneltilen Ahi Evren'in tarihi kişiliğini netleştiremediği şeklindeki eleştirisine "Bir İddiaya Cevap" başlığı ile yanıt vermiştir.

Birinci bölümde Mevlana'nın Mesnevisinde tahkirlerle hikâyelendirdiği kişinin Ahi Evren olduğu üzerinde durulmuştur. Ahi Evren'in latifeleri ile ünlü Nasreddin Hoca ile aynı kişi olduğu tespitini burada sunmuştur. Mikâil Bayram, Mevlana'nın Mesnevi'yi birileri ile mücadele etmek ve zafere ulaşmak için kaleme aldığını da tespit etmiştir.[11]

Mesnevide Ahi Evren ile ilgili hikâyeler de cuha, debbağ, ejder, mar, mar-gir, pelid, muhannes gibi ifadeler kullanıldığını bunun da Mevlana ile Ahi Evren arasındaki husumetten kaynaklı olduğunu savunmaktadır.

İkinci bölümde Ahi Evren-Mevlana mücadelesinin tasavvufi boyutu üzerinde durulmuştur.

Üçüncü bölümde Nasreddin Hoca ile ilgili tespit olunan bilgiler başlığı altında Nasreddin Hoca ve Ahi Evren'in aynı kişi olduğu ispatlanmıştır. Nasredddin Hoca'nın latifelerinin Ahi Evren'i anlatan menkıbeleri olduğu, hatta bu latifelerin Ahi Evren'in Letaif-i Gıyasiye, Letaif-i Hikmet ve adlı eserlerinden alındığını savunmaktadır.

52

1.6. Türkiye Selçukluları Üzerine Araştırmalar

Mikâil Bayram'ın Anadolu Selçukluları dönemindeki dinî ve fikrî faaliyetler ile siyasî olaylara dair makalelerinin yer aldığı bu çalışma 240 sayfadır. Kitabın ilk baskısı 2003'te yayınlanmıştır. İkinci baskı 2005 yılında yapılmış ve yayınlanmıştır.

Bayram'ın el yazması eserler ihtiva eden kütüphanelerde sürdürdüğü çalışmaları sayesinde ortaya çıkardığı orijinal belgelere dayanarak yazdığı makalelerden oluşan bu kitap bu itibarla büyük bir öneme haizdir.

Kitapta yer alan makaleler şunlardır:

*Selçuklular Zamanında Anadolu'da Bazı Yöreler Arasındaki Farklı Kültürel Yapılanma ve Siyasi Boyutları.

*  Danışmendoğulları Devleti'nin Dini Siyaseti.

*  Türkiye Selçuklularında Devlet Yapısının Şekillenmesi.

*  Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında Hoca Ahmed-i Yesevi'nin Rolü.

*  Türkiye Selçukluları Döneminde Bilimsel Ortam ve Ahiliğin Doğuşuna Etkisi.

*  Anadolu Selçukluları Zamanında Evhadi Dervişler.

*  Bacıyân-ı Rum (Anadolu Bacıları) ve Fatma Bacı.

*   XIII. Asır Başlarında Maveraünnehir'de Faaliyet Gösteren Bir Bahşi İle İlgili Bir Haber.

*  Türkiye Selçukluları Uç Beği Denizlili Mehmet Bey.

* Hacı Bektaş-i Horasanî Hakkında Yeni Kaynaklar ve Yeni Bilgiler.

*  Yunus Emre Eskişehirli (Sivrihisarlı) Olabilir mi? *Baba İlyas Horasani ve Cihad-Namesi.

* Ereğli'de Metfun Olan Şeyh Şıhabü'd-din Makbul Kimdir?

*  İbni Sina ve Ahi Evren.

*  Sadru'd-Din Konevî Kütüphanesi ve Kitapları.

*  Türkiye Selçukluları Tarihi Hakkında Yeni Bir Kaynak.

53

1.7. Destursuz Bağdan Üzüm Yiyenler

Bu çalışma, Mikâil Bayram'ın tarih ve kültür tarihi alanında yapılan çalışmalarda meydana gelen hataları tespit ettiği, aynı zamanda bir kısım yazarlara yönelik eleştiri türündeki makalelerinden bir kaçının yer aldığı kitabıdır.

Mikâil Bayram kitabına bu ismi, hocası Orhan Şaik Gökyay'ın tavsiye ettiğini

söylemektedir.[12]

Eser,163 sayfa olup tek baskı olarak 2004'te yayınlanmıştır. Kitapta yer alan makaleler şunlardır:

*Sadru'd-din Konevî ile Ahi Evren Şeyh Nasuri'd-din Mahmut'un Mektuplaşması Meselesi.

*Baba İshak Harekâtının Gerçek Sebebi ve Ahi Evren ile İlgisi. *Babaîler İsyanı Üzerine. *Baba İlyas Horasani ve Cihâd-Nâmesi. *Menakibu'l-Kudsiye'nin Neşri Hakkında.

*Hacı Bektaş-i Horasanî Hakkında Yeni Kaynaklar ve Yeni Bilgiler. *Yunus Emre Eskişehirli (Sivrihisarlı) Olabilir mi? *Anadolu'da Te'lif Edilen İlk Türkçe Eser Meselesi.

*Anadolu Selçukluları Zamanında Bilimsel Zihniyet ve Bilimin İşe (Üretime) Dönüştürülmesi Anlayışı ve Uygulaması.

*Usta Bir İntihalci ve Eseri (İslamiyet ve Türkler)

*Pardona pardon.

*Kendini Âlim Sananlar.

*Robert Olson (Arapça çeviri: Abdu'-rahman b. El- Hac Emin Beg el- Celîlî), Hisaru Mavsil ve'l-Alakatü'l-Usmaniyetü'l-Farisiye (1718-1743) Riyaz 1403/1983.

1.8. Sosyal ve Siyasî Boyutlarıyla Ahi Evren-Mevlana Mücadelesi[13]

Bu kitap Mikâil Bayram'ın en önemli çalışmalarından biridir. Mikâil Bayram bu çalışmada Anadolu Selçuklu Devleti dönemi büyük fikir adamı ve Ahi Teşkilatının kurucusu Ahi Evren ile Mevlevî geleneğin mimarı ünlü mutasavvıf Mevlana arasındaki ihtilafın sosyal ve siyasi boyutları üzerinde durmuştur.

Kitabın bugüne kadar iki baskısı yapılmıştır. Birincisi 2005 yılındadır. İkinci baskı ise 2006'dadır.

Eser; uzun bir giriş ve altı bölümden oluşmaktadır. Sonuç kısmı ve bibliyografyanın ardından çeşitli levhaların da ilave edilmesi ile 273 sayfa olarak tamamlanmıştır Giriş bölümünde Nasreddin Hoca ile ilgili çalışmalar ve Hoca hakkında bugüne kadar bilinen kaynaklar ve tenkitlerine dair bilgi verilmiştir.

Birinci bölümde Nasreddin Hoca (Ahi Evren)'nın Hayatı ve Eseleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Ahi Evren'e ve dolayısıyla eserlerine uygulanan şiddetli baskılar üzerinde durmuştur. Metâli'ül -İmân, Tabsiratü'l - mübtedi ve tezkiretü'l müntehi, Menâhic- i Seyfî adlı eserlerin Ahi Evren' e ait olduğuna dair bilgi vermektedir. Bu üç eser dışında Ahi Evren'e ait olduğunu tespit ettiği diğer eserleri de burada ele almıştır.

İkinci bölümde Mevlana ve yakınlarının eserlerine göre Ahi Evren konu etmiştir. Mevlana ve etrafındakilerin Ahi Evren'i esrelerinde nasıl yazdıkları ile ilgili tespitlerine yer vermiştir. Özellikle Mesneviden hikâyeler ile Ahi Evren- Mevlana mücadelesini delillendirmiştir. Ahi Evren'in şahsî özellikleri de bu bölümde yer bulmuştur.

Üçüncü bölümde Şems-Tebrizi'nin öldürülmesi olayına değinmiştir. Olay hakkında kaynakların durumu ortaya koymuş ve tenkidini yapmıştır. Mikâil Bayram Şems-i

Tebrizi'nin Ahi Evren ve Mevlana'nın oğlu Alauddin Çelebi tarafından öldürüldüğü kanaatindedir.

Dördüncü bölümde Ahi Evren ve Mevlana'nın oğlu Alauddin Çelebi'nin öldürülmesi ve ölüm tarihlerinin tespitine dair bilgiler yer almaktadır. Mevlananın öldürülme hadisesindeki rol ve tutumuna dair bilgiler yine bu bölümdedir.

Beşinci bölümde Mevlana ve muarızı Ahi Evren'in mücadelesinin tarihi seyri hususuna değinmiştir. Her iki şahsın fikir adamı olarak Selçuklu tarihindeki yerleri izah etmiş; Ahi Evren'in eğitimci ve toplum bilimci yanı ile Mevlana'nın mutasavvıf ve edip yönü üzerinde durmuştur. Mikâil Bayram, Mevlana'nın nüfuzunu koruma adına Moğollarla işbirliği içerisinde bulunduğu fikrini burada sunmuştur. Ahiliğin siyasî entrikalar neticesi dağıtılması hadisesi anlatılmıştır. Ağır baskılar neticesi uc bölgelere göç etmek durumunda kalan Ahilerin mallarının müsadere edilerek Mevlevilere geçtiğine dair bilgilere yer vermiştir. Osmanlılar zamanında Mevleviliğin ahvali yine bu bölümde yer almıştır.

Altıncı bölümde Nasreddin Hoca ile Ahi Evren'in aynı kişi oldukları detaylı olarak ele alınmıştır.

1.9. Selçuklular Devrinde Konya'da Dini ve Fikri Hareketler[14]

Kitabın tek baskısı Nüve Kültür Merkezi tarafından 2008'de yapılmıştır.

141 sayfalık bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölüm Konya'da Dinî ve Fikrî Hareket ve Yapılanmalar başlığı ile vücuda getirilmiş olup alt başlıklarda Konya'nın Türklerin yönetimine girmesi başkent oluşu, devlet adamlarının bilimi himaye etmeleri, Konya'da Ahi Teşkilatı, ilim ve fikir merkezi olarak Konya konuları yer almıştır.

Birinci bölüm içeriğiyle ilgili şunları söyleyebiliriz: 11. asırda Türklerin eline geçen şehrin imarına başlandığına, devlete başkentlik yapan bu şehrin imarının özellikle Alâeddin Keykubat devrinde hız kazandığını belirtmiştir. Önemli bir ticaret güzergâhında olması ve özellikle Moğol istilasının öncesi gelen mutasavvıf, sanatkâr, tacirlerin Konya'yı yurt etmesinin şehrin kısa sürede ilim merkezi halini almasına sebebiyet verdiğinin üzerinde durmuştur. Çeşitli dini ve fikrî zümrelerin faaliyetlerini yürüttüğü medrese, tekke, hanikâh, zaviye türünden yapılar inşâ edildiği şehirde, devlet adamlarının bilimi himaye ettiklerini ifade etmektedir. Sadruddin-i Konevî, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Ahi Evren Nasiruddin Mahmud gibi ilim adamlarının faaliyette bulunduğu şehirde başlangıçta huzur ve sükûn ortamı sağlandığı, daha sonra bu ortam bozulduğu, Mevlevilerin siyasî ağırlığı diğer fikrî yapılanmaları gölgede bıraktığı ve etkisiz hale getirdikleri üzerinde durmuştur..

İkinci bölüm Selçuklular Devri Kütüphaneleri konusunu içermektedir.

Bir ilim ve kültü şehri olarak Konya'da pek çok eser ihtiva eden kütüphanelerin varlığına bu bölümde işaret etmiştir. Konya'nın başkent olması hasebiyle şehirde Saray Kütüphanesi bulunduğu kanaatinde olan Mikâil Bayram, bu kütüphanelerde sultan ve devlet adamlarının şahsi kitaplarını muhafaza ettiklerine dair görüşlerini kitabın bu bölümünde belirtmiştir. Bu kütüphane dışında Sadruddin-i Konevî, Mevlana Dergâhı Kitaplığı ve Kutlu Melek Hatun Kütüphanesi ve kitaplarına dair bilgilere yer vermiştir.

Selçuklu Devleti'nin uzun yıllar başkenti olma özelliğini taşıyan Konya'yı çeşitli yönleri ile tanıtan bu kitap, şehircilik tarihi konusunda kıymete tâbi olup sosyal ve kültürel yapımızın temellendirilmesine katkı sağlamıştır.

57

1.10. Danişmend Oğulları Devletinin Bilimsel ve Kültürel Mirası

Mikâil Bayram'ın, Anadolu'da kurulan ilk beyliklerden Danişmendoğulları'nın ihmal edilen bilimsel ve kültürel faaliyetleri üzerinde durduğu bu eser, daha önce yazmış olduğu makalelerin derlenmiş halidir. Eser şimdilik tek baskı olarak Konya'da basılmıştır. 115 sayfalık bu kitap iki bölümden oluşmaktadır.

Birinci bölümde Danişmendoğulları'nda ilmî, fikrî ve dinî hayata dair bilgi ve tespitleri içermektedir. Anadolu'da kuruluan ilk beyliklerden olan ve meliklik statüsündeki Danişmendoğulları'nın miras olarak devraldıkları dini ve fikri yapılanmanın, kuruldukları illerde Türkleşme ve İslamlaşmaya katkısı üzerinde durmuştur. Mikâil Bayram, Mutezile anlayışına mensup Danişmendlilerin bu dinî geleneklerinden Selçuklu sultanları Rükneddin Süleyman Şah ve Alaeddin Keykubat'ın da etkilendiğini, bu geleneği iktidara getirmek istediklerini ancak İranî çevrenin desteklediği II. Gıaseddin'in tahta geçmesi ile bu geleneğin parçalanması yoluna gidildiğini belirtmektedir. Danişmedoğullarının destan kültürünü canlı tutmaları millî şuurlarını muhafaza etmelerine sağladığı katkıyı ifade etmiştir.

İkinci bölümde bilimsel faaliyetlerin nasıl başlayıp geliştiği, nasıl bir bilimsel ortam oluşturulduğu anlatılmaktadır. Anadolu'da Türkçe eser yazma geleneğinin bu devlet ile başladığının üzerinde durulan kitap, Anadolu'da te'lif edilen ilk eser olduğu Mikâil Bayram tarafından ortaya çıkarılan Keşfü'l Akabe'nin içeriğine dair bilgiler verilmesi ve orijinal metninin yer alması ile nihayetlendirilmiştir.

Bu çalışma, Mikâil Bayram'ın tez çalışmamız içerisindeki dönemde yayınlanan son kitabıdır.

Mikâil Bayram'ın ismini tespit ettiğimiz fakat ulaşamadığımız Konya Yusuf Ağa Kütüphanesinde bulunan Yazma Eserler Kataloğu adıyla 1971'de Konya'da basılıp yayınlanan bir kitabı mevcuttur.

2. Tercüme Kitapları

2.1.  İslam İnkılâbının Programı[15]

Mikâil Bayramın yayınladığı ilk kitaptır. Bu kitap Pakistanlı bilgin Ebu'l Ala el- Mevdudî'nin Menhecu İnkilabi'l- İslam adlı eserinden tercüme edilmiş olup, 1968'de yayınlanmıştır.

2.2.  Tasavvufi Düşüncenin Esasları[16]

Türkiye ve yurtdışındaki kütüphanelerde 32 nüshasının[17] bulunduğu Tabsiratü'l - mübtedi ve tezkiretü'l müntehi adlı eserin tercüme edildiği bu kitabın şimdiye kadar iki baskısı yapılmıştır. Bunlardan ilki 1995'te TDV yayınlarınca basılmıştır. İkincisi ise aynı adla 2008'de basılmıştır.

Mikâil Bayram çok bilindik bu eserin kim tarafından yazıldığına dair kayıtlar bulunmamasının altında yatan gerekçenin devrin siyasî baskısı olduğu üzerinde durmaktadır. Bu eserin tercümesi ile devrin siyasî, fikrî ve kültürel pek çok olaylarına ışık tutulduğu gibi Ahi Evren kendi eserinden tanıtılma imkânı da bulmuştur.

Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Tabsıra'nın yazarı Ahi Evren'in hayatı, Ahi teşkilatının kurulması, Ahi Evren'in eserleri'nin tesbiti ve nüshaları,

Tabsıra'nın tercümeye esas olan nüshaları, tercüme hakkında bilgi ve levhalar yer almaktadır.

İkinci bölümde Tabsiratü'l-mübtedi ve tezkiretü'l müntehi adlı eserin tercümesi yapılmıştır.

2.3.  İman'ın Boyutları (Metâli'ü'l-Îman)[18]

Mikâil Bayram bu kitapta Ahi Evren'in Metâli'ül-İmân adlı eserini tercüme etmiştir.107 sayfalık kitabın şimdiye kadar iki baskısı yapılmıştır.

Eser iki ana başlık olarak yazılmıştır. Birinci kısımda Ahi Evren'in gerçek şahsiyeti ve eserlerinin tespiti yer almaktadır.

İkinci kısımda ise Metâli'ül -İmân adlı eserin nüsha ve tavsiflerinin ardından tercümesi yapılmıştır.

2.4.  Hüseyin b. Mansur el - Hallac[19]

Bu kitap Hallac-ı Mansur olarak bilinen Hüseyin b. Mansur el Hallac'ın öldürülmesinden sonra Hüseyn b. Mansur el- Hallac sıddık mı yoksa zındık mıydı? sorusuna ünlü Hanbeli müctehid Takiyü'd-din Ahmed İbn Teymiye'nin fetva niteliğindeki yanıtı olan risalenin tercümesidir.

Mikâil Bayram bu tercümede İbn Teymiye'nin, Hüseyin b. Mansur el- Hallac hakkındaki görüş ve kanaatlerini temellendirdiği kaynakları dipnotlar halinde göstermiş böylece bu risalenin daha inandırıcı olmasını sağlamıştır. Ayrıca İbn Teymiye'nin görmediği ve kullanmadığı iki kaynakta Hallac hakkında yer alan görüşleri de tercüme ederek bu kitabın sonuna eklemiştir.

71 sayfalık bu kitap Hululiye Felsefesine İbn Teymiye'nin reddiyesi niteliğinde bilgiler ihtiva etmektedir. "Hüseyn b. Mansur el- Hallac sıdık mı yoksa zındık mıydı?" sorusuna Teymiye'nin Zındıktı şeklinde karşılık vermesi anlatılmıştır. Şeytani hali olanlardan bazı haberler başlığında Hz Muhammed'in Deccallar ve Büyük Deccal hakkında verdiği haberler yer almış; Hallac'ın Deccal olduğu ifade edilmiştir. Kitabın son kısmına Mikail bayram yukarıda da söz ettiğimiz gibi Teymiye'nin göremediği Ebu Reyhan Muhammed Beyruni'ye göre El Hallac ve Fakih Belhi'ye göre El Hallac başlıklarını ekleyerek bu iki kaynağı da araştırmacı ve okuyucuların istifadesine sunmuştur.

İbn Teymiye'nin bu eseri Azerbeycan Türkçesine de çevrilmiş ve Azerbeycan'da yayınlanmıştır.[20]

2.5. Şeyh Evhadü-Din Hâmid El- Kirmanî ve Menakıb-Nâmesi[21]

Bu kitap, Menakıb-i Şeyh Evhadü'd-din-i Kirmânî adlı eserin tercümesidir. Mikâil Bayram bu mühim eserin tercümesini yapan ilk isimdir.

Bu çalışmada, Evhadü'd-din-i Kirmanî'nin Menâkıbnamesine mukaddime olarak hazırlanan ve yayınlanan "Şeyh Evhadü'd-din Hâmid El- Kirmanî ve Evhadiye" Tarikatı adlı kitap geliştirilmiştir.

Kitap ilk olarak 1995'te, ikinci olarak da 2008'de yayınlanmıştır.

323 sayfalık bu tercüme kitap iki kısımdan oluşmaktadır.

Birinci kısın dört bölüm halindedir. Birinci bölümde Evhadü'-din-i Kirmânî'nin hayatı konu edilmiştir. İkinci bölümde Evhadiye hareketi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde Evhadü'd-din'in halifeleri, bağlıları ve çevresindekiler konu edilmiştir. Dördüncü bölümde Evhadü'd-din'in eserleri ve menâkıbnamesi tanıtılmıştır.

İkinci kısımda Kirmanî menakıbının tercümesi sunulmuştur. Tercümenin sonuna özel isimler indeksi de düşülmüştür.

3. Yayınladığı Kitapları

3.  Anadolu'da Te'lif Edilen İlk Eser Keşfu'l Akabe

Anadolu'da te'lif edilen ilk Türkçe eser olan Keşfu'l Akabe'nin tanıtıldığı kitaptır. Bu kitap daha evvel Diyanet Dergisinde makale olarak yayınlanmıştı[22].

4.  Şiir Kitapları

4.1. Sârayî Dîvânçesi[23]

Mikâil Bayram'ın "Sârâyî" mahlası ile yazdığı şiirlerinin yer aldığı kitaptır. Divançe'nin tek baskısı Damla Ofset tarafından 1997'de yayınlanmıştır


4.2. Sârayî Dîvânı[24]

Mikâil Bayram'ın şiirleri beğeni toplamış ve şiire vâkıf kalemlerce bir divan çıkarması gerektiğine dair talepler almıştır.

Farsça yazdığı bazı şiirleri, 2002 'de bu divanda toplamıştır.



[1]Kitabın ilk baskısı Bâcıyân-ı Rûm adı yapılmıştır. Mikâil Bayram, Bâcıyân-ı Rûm, Damla Ofset Matbaacılık, Konya 1987;Fatma Bacı ve Bâcıyân-ı Rûm (Anadolu Bacıları Teşkilatı) Konya 1994; a.e.,Nüve Kültür Merkezi, İstanbul 2008

[2]Bayram, Cünbüş-ı Zenân-i Anatolu, trc: Dâvud Vefâi - Hüccetullah Cûdegî, Tahran 1380.

[3]Fuat Köprülü'nün Bacı Teşkilatı ile ilgili görüşü için bkz. Bayram age., s. 17.

[4]Bayram, age.,s.11

[5]Mikâil Bayram, Ahi Evren v e Ahi Teşkilatı'nın Kuruluşu, Damla Matbaacılık, Konya 1991.

[6]Mikâil Bayram, devrin yazarlarının isim zikretmemelerinin Mevlevileri himaye eden Moğol yanlısı devlet adamlarının kurduğu fikrî ve siyasî baskılardan kaynaklandığını ifade eder.Bkz. age., s. 64-65.

[7]Bayram, Şeyh Evhadü'd-Din Hâmid El- Kirmanî ve Evhadiye Tarikatı, Damla Matbaacılık, Konya

1993; ae., S.Ü. Yaşatma ve Geliştirme Vakfı yay., Konya 1999.

[8]Bayram, Evhadü'd-din-i Kirmânî ve Hareket-i Evhadiyye, trc: Mansûre Heseynî-Dâvud Vefâi, Tahran 1379.

[9]Bkz. Bayram, " Fil Olayı ve Fil Suresi Hakkında Yeni Bir Yorum", I. Kuran Sempozyumu, Ankara 1995, s. 171-180.

[10]Bayram, Tarihin Işığında Nasreddin Hoca ve Ahi Evren, Bayrak Matbabası, İstanbul 2001

[11]Bkz. age.,s.23. Hocamız Mesnevi'nin yazıldığı dönemde sayfalar halinde yayınlandığını, 1265'te eserin tamamlanmasının ardından sayfaların birleştirilerek 6 ciltlik bir kitap haline getirildiğini ifade etmektedir;Age., s. 24. Mesnevinin yazıldığı dönemin sosyal , kültürel, siyasî olaylarına magazinsel bir bakış getirdiğini, Mesnevinin ilk okurlarının eserin içerisindeki hikayeleri iyi bildiğini savunmaktadır. Bu prototip mahiyeti Mesnevi'ye konu olan pek çok kişinin adlarının alenen zikredildiği ancak daha sonra Mevlana

yakınları tarafından eserin rötuştan geçirildiği bu rötuşla birlikte açıkça zikredilen şahısların ve sözcüklerin çıkarıldığı ya da değiştirildiği kanaatindedir; s. 24-25.

[12]Age.,önsöz bölümü.

[13]Bayram, Sosyal ve Siyasî Boyutlarıyla Ahi Evren-Mevlana Mücadelesi, Konya 2000;.ae., Kömen yay., Konya 2006.

[14]Bayram, Selçuklular Devrinde Konya'da Dini ve Fikri Hareketler, Nüve Kültür Merkezi yay., İstanbul 2008.

[15]Ebu'l- Âla el Mevdûdî, İslam İnkılabının Programı, trc: Mikâil Bayram, İstanbul 1968.

[16]Ahi Evren, Tasavvufi Düşüncenin Esasları,trc:Mikâil Bayram TDV yay., Ankara 1995. Ae., 2. bsk.,

NKM yay., İstanbul 2008.

[17]Bkz. Bayram, Ahi Evren v e Ahi Teşkilatı'nın Kuruluşu, Damla Matbaacılık, Konya 1991, s.66.

[18]Ahi Evren, İman'ın Boyutları (Metâli'ü'l-Îman), Damla Ofset Matbaacılık, Konya 1996;ae., NKM yay., İ62stanbul 2008.

[19]İbn Teymiye, Hüseyin B. Mansur El-Hallac, Damla Ofset, Konya 2003.

[20] Aynı adla çev:Elnur Nesirov, Bakü 2004.

[21]Şeyh Evhadü-Din Hâmid El- Kirmanî Ve Menakıb-Nâmesi, Kardelen yay., İstanbul 2005; a.e., NKM yay., İstanbul 2008.

[22]Bayram,"Anadolu'da Te'lif Edilen İlk Eser 'Kaşf'al - Akabe", İslam Tetkikleri Enstitüsü Dergisi, VII/3- 4, İstanbul 1979, s. 279-301.

[23]Bayram, Sârayî Dîvânçesi, Damla Ofset, Konya 1997

[24]Bayram, Sârayî Dîvânı, S.Ü. Basımevi, Konya 2002.

 

 

 
 

Bugün 16493 ziyaretçi burdaydı!